TCK Madde 92, organ veya dokularını satan kişi için özel bir 'zorunluluk hali' düzenlemesi getirmektedir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/2355 E. ve 2015/3906 E. sayılı kararlarında bu madde nasıl yorumlanmaktadır? Yargıtay'ın, failin 'ekonomik sıkıntı' savunmasını TCK m. 92 kapsamında kabul etmemesinin altında yatan hukuki mantığı ve 'orantılılık' ilkesiyle olan ilişkisini tartışınız.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, yerleşik içtihatlarında TCK m. 92'yi oldukça dar yorumlamaktadır. Madde, organını satan kişinin sosyal ve ekonomik koşullarına göre cezada indirim veya ceza vermekten vazgeçme imkanı tanısa da, Yargıtay bunu genel bir 'ekonomik sıkıntı' savunması için yeterli görmemektedir. Yargıtay'ın 2021/2355 E. ve 2015/3906 E. sayılı kararlarında belirttiği hukuki mantık şöyledir: 1) **Alternatif Çözüm Yolları:** Kişinin ekonomik sıkıntısını, hayati bir organını satmak dışında başka bir yolla (borçlanma, çalışma vb.) giderebilme imkanının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Yargıtay'a göre, genellikle bu imkan mevcuttur. 2) **Orantılılık İlkesi:** Zorunluluk halinin temel unsurlarından olan 'tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasındaki orantı' bu durumda mevcut değildir. Ekonomik sıkıntı tehlikesi ile vücut bütünlüğünden ve hayati bir organdan vazgeçme eylemi arasında orantı kurulamaz. 3) **Hukukun Genel İlkeleri:** Bu eylem, kişinin bedeni üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlarının aşılması olarak kabul edilir ve hukuk düzeninin koruduğu temel değerlerle çelişir. Bu nedenlerle Yargıtay, borç ödemek gibi genel ekonomik sıkıntıları TCK m. 92'nin uygulanması için yeterli görmeyerek, maddenin uygulanma alanını son derece istisnai ve ağır durumlarla sınırlamaktadır.