Anayasa Mahkemesi'nin Artı Gerçek (2019/40078 E.) kararında, 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesine dayalı erişim engelleme kararlarında idari ve yargısal makamların uyması gereken hangi temel kriterler vurgulanmıştır? Bu kararların ifade ve basın özgürlüğüne orantılı bir müdahale sayılabilmesi için 'gerekçe' unsurunun taşıması gereken nitelikler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #142161

AYM'nin Artı Gerçek kararında, 5651 s. Kanun m. 8/A (gecikmesinde sakınca bulunan hallerde milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması) kapsamında verilen erişim engelleme kararlarının ifade ve basın özgürlüğüne ağır bir müdahale olduğu ve bu nedenle sıkı bir denetime tabi tutulması gerektiği vurgulanmıştır. Temel kriterler şunlardır: 1) **Zorunlu Toplumsal İhtiyaç:** Müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun, zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması gerekir. 2) **Orantılılık:** Erişimin engellenmesi, ulaşılmak istenen meşru amaç ile orantılı olmalı, daha hafif bir önlemle amacın hasıl olup olmayacağı değerlendirilmelidir. 3) **Gerekçelilik:** İdari ve yargısal makamların kararları, basmakalıp ve soyut ifadelerden uzak, somut olayın özelliklerine dayanan, müdahalenin neden zorunlu ve orantılı olduğunu açıklayan 'ilgili ve yeterli' bir gerekçe içermelidir. Kararda, BTK'nın ve Sulh Ceza Hakimliği'nin 'ülkemiz aleyhine kara propaganda' gibi genel ve soyut ifadelere dayanan, habere özgü bir analiz içermeyen gerekçesiz kararları, ifade ve basın özgürlüğünün ihlali olarak kabul edilmiştir. Gerekçe, keyfiliği önleyen ve yargısal denetime olanak tanıyan bir nitelikte olmalıdır.