Yönetim kurulu üyeliği sıfatının 'iflas etme' veya 'ehliyetin kısıtlanması' gibi nedenlerle 'kendiliğinden' sona ermesi (TTK m. 363/2) ne anlama gelmektedir? Bu durumda şirketin veya diğer organların (genel kurul, yönetim kurulu) herhangi bir karar almasına gerek var mıdır?
Üyelik sıfatının 'kendiliğinden' sona ermesi, bu sonucun doğması için herhangi bir iradi işleme (yönetim kurulu kararı, genel kurul kararı, mahkeme kararı vb.) gerek olmadığı anlamına gelir. TTK m. 363/2'de sayılan, üyenin iflasına karar verilmesi veya ehliyetinin kısıtlanması gibi durumlar gerçekleştiği anda, üyelik sıfatı hukuken sona erer. Bu, kanunun doğrudan bir sonucudur. Bu durumda, yönetim kurulunun veya genel kurulun 'üyeliğin sona erdiğine' dair alacağı karar, 'tespit edici' (bildirici) bir nitelik taşır, 'kurucu' (yaratıcı) bir nitelik taşımaz. Yani, bu kararlar sadece mevcut hukuki durumu tespit eder, üyeliği sona erdiren bu kararlar değildir. Sona erme, iflas veya kısıtlama kararının kesinleştiği anda gerçekleşir. Bu durumun tescil ve ilan edilmesi, üçüncü kişilere karşı durumu alenileştirmek ve hukuki güvenlik sağlamak açısından önemlidir, ancak üyeliğin sona ermesi için bir geçerlilik şartı değildir.