Hukukumuzda, CİMER gibi idari başvuru yolları ile adli başvuru yolları (suç duyurusu, dava açma) arasında bir hiyerarşi veya öncelik ilişkisi var mıdır? Bir vatandaşın, hakkını aramak için önce CİMER'e başvurmuş olması, daha sonra aynı konuda adli makamlara başvurmasına engel teşkil eder mi?
Hayır, idari ve adli başvuru yolları arasında bir hiyerarşi veya öncelik ilişkisi yoktur. Bu yollar birbirinin alternatifi değil, farklı amaçlara hizmet eden, paralel işleyen mekanizmalardır. CİMER, vatandaşların kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgili dilek, şikayet ve önerilerini ilettikleri bir idari başvuru yoludur. Amacı, idari işleyişteki aksaklıkları gidermek, kamu hizmetlerinin kalitesini artırmak ve idarenin denetlenmesini sağlamaktır. Adli başvuru yolları ise, hukuka aykırı bir eylem nedeniyle bir hakkın tespiti (tespit davası), bir şeyin yapılması veya yapılmaması (eda davası) ya da bir suçun soruşturulup cezalandırılması (suç duyurusu) için yargı organlarına başvurulmasıdır. Bir vatandaşın, örneğin bir kamu görevlisinin göreviyle ilgili bir usulsüzlüğünü önce CİMER'e şikayet etmesi, o görevli hakkında idari bir soruşturma başlatılmasını sağlayabilir. Bu başvuru, aynı eylemin aynı zamanda suç teşkil etmesi nedeniyle daha sonra Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmasına veya uğradığı bir zarar nedeniyle tazminat davası açmasına hiçbir şekilde engel teşkil etmez. İki yol birbirinden bağımsızdır ve biri diğerini tüketmez.