CMK m. 219'da duruşma tutanağının teknik araçlarla kayda alınması halinde, bu kayıtların 'vakit geçirmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülmesi' gerektiği belirtilmektedir. Bu 'yazılı tutanağa dönüştürme' işleminin hukuki niteliği nedir? Ses veya görüntü kaydı ile yazılı tutanak arasında bir çelişki olması halinde hangisine üstünlük tanınmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #142144

CMK m. 219'a göre, ses veya görüntü kaydı asıl olan değil, yazılı tutanağı oluşturmak için bir araçtır. 'Yazılı tutanağa dönüştürme' işlemi, deşifre (transkripsiyon) yoluyla kaydın metne aktarılmasıdır. Hukuki olarak ispat gücüne sahip olan ve resmi belge niteliği taşıyan, yine hakim ve zabıt katibi tarafından imzalanması gereken bu 'yazılı tutanak'tır (CMK m. 222). Mevcut düzenlemeye göre, ses veya görüntü kaydı ile yazılı tutanak arasında bir çelişki olması halinde, hukuken geçerli ve üstün olan, imzalı 'yazılı tutanak'tır. Çünkü kanun, ispat gücünü açıkça bu tutanağa vermiştir. Ses veya görüntü kaydı, ancak yazılı tutanağın sahteliği iddiası gündeme geldiğinde bir delil olarak kullanılabilir. Bu durum, metinde de eleştirildiği gibi, deşifre hataları veya kasıtlı eksiklikler nedeniyle maddi gerçeğin tam olarak yansıtılamaması riskini barındırmaktadır. İdeal bir sistemde, asıl delilin ses/görüntü kaydının kendisi olması ve yazılı tutanağın sadece bu kaydın bir dökümü olarak kabul edilmesi, adil yargılanma hakkına daha uygun olurdu. Ancak mevcut yasal düzenleme, imzalı yazılı tutanağı esas almaktadır.