Boşanmada mal paylaşımı (edinilmiş mallara katılma rejimi) tasfiye edilirken, eşlerin boşanmadaki kusur oranları tasfiye sonucunu etkiler mi? Zina veya hayata kast gibi ağır kusurlu davranışların mal paylaşımına etkisine ilişkin TMK'da yer alan istisnai düzenleme nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #142134

Kural olarak, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, yani mal paylaşımında, eşlerin boşanmadaki kusur oranlarının bir önemi yoktur. Mal rejimi tasfiyesi, kusurdan bağımsız olarak, her eşin edinilmiş malların yarısı üzerinde hak sahibi olması (artık değere katılma alacağı) ilkesine göre yapılır. Ancak, bu kuralın çok önemli iki istisnası vardır. TMK m. 236/2'ye göre, 'Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.' Bu istisnai bir düzenlemedir ve sadece bu iki özel boşanma sebebine özgüdür. Bu durumda hakim, zina yapan veya diğerinin hayatına kasteden ağır kusurlu eşin, normalde alması gereken artık değer payını (katılma alacağını) azaltabilir ve hatta tamamen ortadan kaldırabilir. Bu, bir nevi mal rejimi hukukuna yansıyan cezai bir yaptırım niteliğindedir. Diğer kusurlu davranışlar (hakaret, terk, şiddet vb.) mal paylaşımı oranını etkilemez.