Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin 'rekabet yasağı' (TTK m. 396) ile 'şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma yasağı' (TTK m. 395) arasındaki temel farkları, yasakların kapsamı ve ihlali halinde şirketin sahip olduğu haklar açısından karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #142111

İki yasak da yönetim kurulu üyesinin sadakat borcundan kaynaklanır ancak kapsamları ve sonuçları farklıdır: 1) **Yasağın Konusu:** Rekabet yasağı (m. 396), yönetim kurulu üyesinin, şirketin faaliyet alanına giren bir ticari işlemi 'kendi veya başkası hesabına' yapmasını veya 'aynı tür işlerle uğraşan bir şirkete sorumlu ortak' olarak girmesini yasaklar. Yani, üyenin şirketle rekabet etmesini önler. Şirketle işlem yapma yasağı (m. 395) ise, üyenin 'şirketin kendisi ile' bir hukuki işlem yapmasını (örn: şirkete mal satması, şirketten mal alması) ve şirkete nakit borçlanmasını yasaklar. Burada doğrudan şirketle bir menfaat çatışması söz konusudur. 2) **İzin Mercii:** Her iki yasağın ihlali de 'genel kurulun izni' ile ortadan kalkabilir. İzin alınmadan yapılan işlemler yasak kapsamındadır. 3) **İhlalin Sonuçları:** Rekabet yasağının ihlali halinde şirket, üyeden tazminat isteyebilir, yapılan işlemi şirket adına yapılmış sayabilir veya işlemden doğan menfaatlerin şirkete devrini talep edebilir (seçimlik haklar). Şirketle işlem yapma yasağının ihlali halinde ise şirket, yapılan işlemin 'batıl olduğunu' ileri sürebilir. Bu, işlemin hukuken geçersiz sayılması anlamına gelir ki daha ağır bir yaptırımdır. Borçlanma yasağına aykırı davrananlar ise şirketin borcunu tazmin etmekle yükümlüdürler.