5651 sayılı Kanun m. 9/9 hükmü, aynı mahiyetteki yayınların başka adreslerde çıkması halinde mevcut kararın bu adresler için de uygulanmasını sağlar. Bu uygulamanın, Anayasa'nın 38. maddesindeki 'ceza sorumluluğunun şahsiliği' ve 'kanunilik' ilkeleri açısından bir sakıncası olabilir mi?
Bu uygulama, bir ceza veya ceza mahkumiyeti niteliğinde olmadığı için 'ceza sorumluluğunun şahsiliği' veya 'suçta ve cezada kanunilik' ilkeleriyle doğrudan bir çelişki oluşturmaz. Erişimin engellenmesi, bir ceza değil, 'koruma tedbiri'dir. Tedbirin odak noktası fail değil, hukuka aykırı olan 'içerik'tir. 5651 sayılı Kanun m. 9/9, aynı hukuka aykırı içeriğin farklı URL'lerde kopyalanarak yayılmasına karşı pratik ve hızlı bir çözüm sunmayı amaçlar. Burada yeni bir yargılama yapılmadan eski kararın yeni adreslere uygulanması, içeriğin hukuka aykırılığının zaten bir mahkeme kararıyla sabit olmasına dayanır. Yeni adresin sahibi farklı bir kişi olsa bile, tedbir o kişiyi cezalandırmayı değil, hukuka aykırı içeriğin yayılmasını engellemeyi hedefler. Dolayısıyla, bu bir 'içeriğe yönelik' tedbir olduğu için, ceza hukuku ilkeleriyle değil, tedbir hukukunun 'etkinlik' ve 'ölçülülük' ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.