5651 sayılı Kanun'da, internet içeriğine erişimin engellenmesi kararlarının infazı için 'Erişim Sağlayıcıları Birliği' gibi özel bir yapının kurulmasının ardındaki temel yasal mantık nedir? Neden bu iş doğrudan BTK'ya bırakılmamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #142040

Bu ayrımın temelinde, erişim engelleme nedenlerinin niteliğindeki fark yatmaktadır. 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesi, çocuk istismarı, terör propagandası gibi 'katalog suçları' düzenler. Bu suçlar, doğrudan kamu düzenini ve güvenliğini tehdit eden, niteliği itibarıyla devletin resen müdahalesini gerektiren ağır suçlardır. Bu nedenle, bu suçlara ilişkin kararların infazı doğrudan bir devlet kurumu olan BTK'ya bırakılmıştır. Buna karşılık, Kanun'un 9. maddesi, iki özel hukuk süjesi (yayıncı ve mağdur) arasındaki bir uyuşmazlık olan 'kişilik haklarının ihlali'ni düzenler. Kanun koyucu, bu tür özel hukuk nitelikli uyuşmazlıklarda devletin doğrudan müdahalesi yerine, sektörün kendi içinden oluşturacağı, özel hukuk tüzel kişiliğine sahip bir 'Birlik' aracılığıyla kararların infaz edilmesini daha uygun görmüştür. Bu, bir nevi 'özdenetim' mekanizması oluşturma ve devletin özel alana müdahalesini sınırlama mantığına dayanır. Ancak metinlerde, bu modelin uygulamada etkin çalışmadığı eleştirisi yapılmaktadır.