Duruşma tutanağında, CMK m. 221'de açıkça sayılmamasına rağmen, müdafiin veya katılan vekilinin beyanlarının kaydedilmesi zorunlu mudur? Metinde bu konuda nasıl bir yorum yapılmaktadır?
Metinde bu konuya dikkat çekilmektedir. CMK m. 221, tutanağa kaydedilecek hususlar arasında 'sanık açıklamalarını', 'tanık ifadelerini', 'bilirkişi açıklamalarını' ve 'talepleri' açıkça sayarken, 'müdafiin ve katılan vekilinin açıklamaları'na dair bir ibareye yer vermemiştir. Metinde, bu durumun bir eksiklik olduğu ve uygulamada tartışmalara yol açtığı belirtilmektedir. Ancak, 'taleplerin' tutanağa geçirilmesi zorunluluğu, müdafiin veya vekilin yaptığı hukuki değerlendirmelerin ve savunmaların özünün, bir 'talep' (örneğin beraat talebi, delillerin toplanması talebi) şeklinde tutanağa geçirilmesini gerektirir. Ayrıca, CMK m. 216'daki 'delillerin tartışılması' aşamasında söz alan müdafiin ve vekilin argümanlarının, hükmün gerekçelendirilmesi için dikkate alınması gerektiğinden, bu argümanların özünün tutanağa yansıtılması 'dürüst yargılanma hakkı'nın bir gereğidir. Metin, bu yasal boşluğa rağmen, avukatların beyanlarının da tutanağa geçirilmesi gerektiğini, ancak bunun uygulamada başkanın veya hakimin takdirine bırakıldığını eleştirmektedir.