HMK m. 407 uyarınca milli tahkime tabi bir uyuşmazlıkta, taraflar iş sözleşmesinde 'uyuşmazlıkların özel hakem yoluyla çözüleceğini' kararlaştırmış ancak hakemin nasıl seçileceğini belirtmemişlerse, izlenmesi gereken usul nedir? Taraflardan birinin doğrudan mahkemeye başvurarak hakem tayini istemesi doğru mudur?
HMK m. 416, hakem seçimi usulünü düzenler. Eğer taraflar hakemin seçim usulünü kararlaştırmamışlarsa, bu maddeye göre hareket edilir. Eğer tek hakem seçilecekse ve taraflar anlaşamazlarsa, taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme (Yargıtay 15. HD kararına göre Asliye Ticaret Mahkemesi) hakemi seçer. Eğer üç hakem seçilecekse, her taraf birer hakem seçer, bu iki hakem de üçüncü hakemi (başhakemi) belirler. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/23808 E. sayılı kararında davalı vekili, davacının hakem seçiminde davalı ile birlikte bir seçim yapması gerektiğini, bu yol denenmeden doğrudan mahkemeye başvurmasının yasaya aykırı olduğunu savunmuştur. HMK m. 416'daki prosedür, tarafların öncelikle kendi aralarında bir seçim yapmaya çalışmalarını gerektirir. Ancak bu çaba sonuçsuz kalırsa veya taraflardan biri üzerine düşeni yapmazsa (örneğin diğer tarafın talebine rağmen 1 ay içinde hakemini seçmezse), o zaman mahkemeye başvurulabilir. Dolayısıyla, önce sözleşmesel/yasal prosedürü denemeden doğrudan mahkemeye başvurmak usulen eksiklik teşkil edebilir.