AİHM'in Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında, MİT tarafından ByLock verilerinin toplanmasının hukuka aykırılığı iddiası karşısında, ilk derece mahkemesinin 'Litvanya'da Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerinin geçerli olmadığı' şeklindeki gerekçesi, AİHM tarafından neden yetersiz bulunmuştur?
İlk derece mahkemesinin bu gerekçesi, AİHM tarafından birkaç nedenle yetersiz bulunmuştur. AİHM, delillerin elde ediliş yönteminin adil yargılanma hakkı üzerindeki etkisini değerlendirir. Mahkemenin gerekçesi, delillerin yabancı bir ülkeden elde edilmesi halinde, o ülkenin iç hukuk kurallarının uygulanmayacağı gibi hatalı bir varsayıma dayanmaktadır. Oysa uluslararası adli yardımlaşma veya delil toplama, hem talepte bulunan devletin (Türkiye) hem de delilin bulunduğu devletin (Litvanya) hukukuna ve uluslararası sözleşmelere uygun olmalıdır. AİHM, ByLock verilerinin delil niteliği ve güvenilirliğinin, elde ediliş yönteminden bağımsız düşünülemeyeceğini belirtmiştir. Verilerin nasıl, hangi hukuki usulle, kim tarafından ve ne şekilde elde edildiğinin mahkeme huzurunda 'çekişmeli' bir şekilde tartışılamaması, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir. Mahkemenin, bu kritik iddiayı 'Litvanya'da CMK geçerli değil' gibi yüzeysel bir gerekçeyle geçiştirmesi, AİHS m. 6'nın gerektirdiği 'gerekçeli karar' ve 'silahların eşitliği' ilkelerinin ihlali olarak görülmüştür.