AİHM'in Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararının ardından, sadece ByLock kullanıcısı olduğu için örgüt üyeliğinden yargılanan ve davası derdest olan bir sanığın müdafii, bu kararı mahkemede nasıl bir hukuki argüman olarak kullanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #142020

Müdafii, AİHM'in Yalçınkaya kararını bir emsal ve üstün hukuk normu olarak sunmalıdır. Temel hukuki argümanlar şunlar olmalıdır: 1) Anayasa m. 90/5 Delaletiyle Kararın Bağlayıcılığı: AİHM kararının, temel hak ve özgürlüklere ilişkin bir milletlerarası antlaşma olan AİHS'nin yorumu niteliğinde olduğu ve Anayasa m. 90/5 uyarınca iç hukuktaki kanunlardan (ve Yargıtay içtihatlarından) üstün olduğu, dolayısıyla mahkemenin bu karardaki ilkelere uymak zorunda olduğu belirtilmelidir. 2) Suçun Manevi Unsurunun Yokluğu (AİHS m. 7 İhlali): Yalçınkaya kararında belirtildiği gibi, müvekkilin örgütün nihai amacını bilerek ve isteyerek hiyerarşik yapıya dahil olduğuna dair özel kastını gösteren somut delillerin dosyada bulunmadığı, salt ByLock kullanımının bu kastı ispatlamaya yetmeyeceği savunulmalıdır. 3) Adil Yargılanma Hakkının İhlali (AİHS m. 6 İhlali): ByLock verilerinin delil olarak kabul edilebilmesi için güvenilirliğinin, elde ediliş yönteminin ve içeriğinin çekişmeli bir şekilde tartışılması gerektiği, bu yapılmadan verilecek bir mahkumiyetin adil yargılanma hakkını ihlal edeceği vurgulanmalıdır. Sonuç olarak, Yalçınkaya kararı ışığında, müvekkilin beraatine karar verilmesi talep edilmelidir.