Anayasa'nın 90/5. maddesinin, AİHM'in Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararı gibi kararlarının iç hukuktaki bağlayıcılığı açısından önemi nedir?
Anayasa'nın 90. maddesinin son fıkrası, 'Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda, milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.' hükmünü içermektedir. Türkiye, AİHS'yi usulüne uygun olarak onaylamış ve taraf olmuştur. AİHM kararları, sözleşmenin yorumunu ortaya koyan ve sözleşmenin bir parçasını oluşturan kararlardır. Dolayısıyla, AİHM'in Yalçınkaya kararında tespit ettiği hak ihlalleri (AİHS m. 7, 6, 11), Anayasa m. 90/5 gereğince iç hukuktaki kanun hükümlerinden (örneğin TCK m. 314'ün yorumlanma biçiminden) daha üstün bir konumdadır. Bu durum, Türk mahkemelerinin, AİHM kararlarında belirtilen standartlara uymak ve bu kararlar doğrultusunda kendi içtihatlarını ve uygulamalarını gözden geçirmekle anayasal olarak yükümlü olduğu anlamına gelir. Bu madde, AİHM kararlarına doğrudan uygulanabilirlik ve üstünlük kazandıran temel anayasal dayanaktır.