AİHM'in Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında, bir kişinin sadece ByLock programını kullanmasının FETÖ/PDY üyeliği için yeterli görülmemesinin temel hukuki gerekçeleri nelerdir?
AİHM, Yüksel Yalçınkaya kararında, salt ByLock kullanımının örgüt üyeliği için yeterli görülmemesini birkaç temel hukuki gerekçeye dayandırmıştır: 1) Kanunsuz Suç ve Ceza Olmaz İlkesi (AİHS m. 7): Mahkeme, TCK m. 314/2'deki örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının somut olayda kanıtlanamadığını belirtmiştir. Suçun manevi unsuru olan 'özel kast', yani kişinin örgütün nihai amacını (Anayasal düzeni yıkmak) bilerek ve isteyerek hiyerarşik yapıya dahil olması gerektiğini, salt bir haberleşme programı kullanmanın bu özel kastı ispata yetmeyeceğini vurgulamıştır. 2) Keyfi Yorum ve Uygulama Yasağı: AİHM, Türk mahkemelerinin ByLock kullanımını örgüt üyeliği için kesin bir karine sayarak ve objektif sorumluluk mantığıyla hareket ederek ceza kanununu sanık aleyhine öngörülemez ve keyfi bir şekilde genişlettiğini tespit etmiştir. Failin, ByLock'un örgütsel bir faaliyet için kullanıldığını ve örgütün suç olan amaçlarına hizmet ettiğini bildiğinin somut delillerle ortaya konması gerektiğini belirtmiştir.