Anayasa Mahkemesi'nin 'Artı Gerçek' (2019/40078) kararında, 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesine dayanan erişimin engellenmesi kararlarında idari ve yargısal makamların hangi temel ilkelere uyması gerektiği vurgulanmış ve kararda neden ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna varılmıştır?
Anayasa Mahkemesi, 'Artı Gerçek' kararında, 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi (millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi vb. nedenlerle erişimin engellenmesi) kapsamında verilen kararların keyfiliğe yol açmaması için sıkı bir denetime tabi olması gerektiğini vurgulamıştır. Mahkemeye göre, idari ve yargısal makamlar, erişimin engellenmesi tedbirinin 'demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun' ve 'ölçülü' olup olmadığını denetlemelidir. Kararlar, hangi somut gerekçeyle alındığını açıklayan, ilgili ve yeterli gerekçeler içermelidir. Somut olayda, Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliği'nin, BTK kararını sadece idarenin yazısına atıf yaparak, somut bir gerekçe ortaya koymadan onaylaması nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verilmiştir. Kararın gerekçesiz olması, tedbiri sansür niteliğine büründürmüş ve müdahaleyi orantısız kılmıştır.