Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E:2013/9-610, K:2014/512 sayılı kararında, kolluğun önleme araması kararına dayanarak yaptığı arama işlemi neden hukuka aykırı bulunmuştur? Bu durumda 'suçüstü' halinin varlığı, aramanın hukuka uygun hale gelmesini sağlar mı?
İlgili YCGK kararında, kolluğun yaptığı arama işlemi şu nedenlerle hukuka aykırı bulunmuştur: Olay, sahte para ve kaçak eşya bulunduğu yönünde bir 'ihbar' ile başlamıştır. Bu, somut bir suç şüphesinin varlığını gösterir. CMK m. 161 uyarınca, bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenen kolluğun derhal Cumhuriyet savcısına haber verip onun talimatıyla hareket etmesi gerekir. Somut olayda ise kolluk, savcıya haber vermeden ve usulüne uygun bir 'adli arama' kararı veya emri almadan, olaydan 8 gün önce verilmiş genel nitelikteki bir 'önleme araması' kararına dayanarak arama yapmıştır. Önleme araması, somut suç şüphesi yokken genel güvenlik ve tehlikenin önlenmesi amacıyla yapılır. Adli arama ise, işlenmiş bir suçun delillerini bulmak için yapılır. Kolluk, adli bir amaçla (ihbar üzerine delil bulma) önleme araması yetkisini kullanmıştır ki bu hukuka aykırıdır. Kararda, bu şekilde yapılan hukuka aykırı bir arama sırasında delil bulunmasının 'suçüstü' hali oluşturmayacağı ve aramanın sonradan hukuka uygun hale gelmesini sağlamayacağı kabul edilmiştir. Hukuka aykırı yöntemle başlayan bir işlemle elde edilen deliller de hukuka aykırı kabul edilir ve hükme esas alınamaz. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-119-madde-cmk/)