Yargıtay, itirazın iptali davasında hükmedilecek icra inkâr tazminatının, takip konusu asıl alacak ile birlikte işlemiş faizin toplamı üzerinden mi, yoksa sadece asıl alacak üzerinden mi hesaplanması gerektiği konusunda nasıl bir yaklaşım sergilemektedir? Metinde bu konudaki farklı görüş ve yasal düzenleme nasıl aktarılmıştır?
Metinde bu konuda iki farklı yaklaşım belirtilmiştir: 1) Yargıtay'ın Yerleşik Uygulaması: Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, icra inkâr tazminatı 'takip konusu asıl alacak' üzerinden hesaplanmalıdır. Bu görüşe göre, işlemiş faiz isteği yönünden icra inkâr tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir. Tazminat, sadece itirazı iptal edilen asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanmalıdır. 2) 6352 Sayılı Yasa ile Yapılan Değişiklik Sonrası Yorum: Metinde, 6352 sayılı Yasa ile İİK m. 67/son fıkrasında yapılan değişikliğe de dikkat çekilmektedir. Bu değişiklikle, tazminatın saptanmasında 'takip talebi veya davadaki istem'in belirleyici olduğu vurgulanmıştır. Bu ifadenin, sadece asıl alacağı değil, takip talebinde veya davada istenmiş olan işlemiş faizi de kapsadığı şeklinde yorumlanabileceği belirtilmiştir. Bu yoruma göre, eğer takip talebinde asıl alacakla birlikte işlemiş faiz de istenmişse, tazminatın bu toplam (tüm) alacak miktarı üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Metin, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasının ilk yönde olduğunu, ancak yasa değişikliğinin ikinci yoruma da imkan tanıdığını aktarmaktadır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/itirazin-iptali-davasi-iik-67-madde/)