Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2016/3036 K. sayılı kararında, sanığın noter aracılığıyla kooperatif hissesini hileli olarak devretmesi eylemi neden TCK m. 158/1-d (kamu kurumunun araç olarak kullanılması) kapsamında değil, TCK m. 157/1 (basit dolandırıcılık) kapsamında değerlendirilmiştir?
Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Bunun sebebi, 'noterlik' kurumunun hukuki niteliğidir. TCK m. 158/1-d'de düzenlenen nitelikli halin oluşabilmesi için, dolandırıcılık suçunun 'kamu kurum veya kuruluşlarının' zararına olarak veya bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi gerekir. Yargıtay, yerleşik içtihatlarında, noterliklerin bir 'kamu hizmeti' ifa etmelerine rağmen, TCK m. 158/1-d'de kastedilen anlamda bir 'kamu kurumu veya kuruluşu' niteliğinde olmadığını kabul etmektedir. Noterler, bir kamu görevlisi olsalar da, noterlik daireleri TCK'nın bu maddesi anlamında bir kamu kurumu sayılmamaktadır. Bu nedenle, sanığın eylemini noter aracılığıyla gerçekleştirmiş olması, suçu nitelikli hale getirmemiş ve eylem basit dolandırıcılık olarak vasıflandırılmıştır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kooperatif-yoneticilerinin-dolandiriciligi-sucu-cezasi.html)