Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/164 sayılı muris muvazaası kararında, davacının 'tanıklarının ailenin beşeri ilişkilerini bilebilecek yakınlıkta olmadıkları ve bu nedenle duyuma dayalı bilgilerini ifade ettikleri' tespiti, davanın sonucu üzerinde nasıl bir etki yaratmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #141285

İlgili Hukuk Genel Kurulu kararında, davacı tanıklarının bu şekilde nitelendirilmesi, davanın reddedilmesinde önemli bir rol oynamıştır. Muris muvazaası davalarında, mirasbırakanın gerçek iradesi ve mal kaçırma amacının tespiti, genellikle aile içi ilişkiler ve olaylar hakkında bilgi sahibi olan kişilerin beyanlarıyla aydınlatılır. Mahkeme, davacı tanıklarının aileye uzak, olayları doğrudan bilmeyen ve sadece 'çevreden duyduklarını' aktaran kişiler olduğunu tespit etmiştir. Buna karşılık, davalı tanıklarının (aileye ve olaylara yakın kişiler, hatta ileride menfaat sahibi olabilecek torunlar) beyanlarının daha somut ve birbirini doğrular nitelikte (temlikin, oğlunun borçlarını ödemek için yapıldığı yönünde) olduğuna kanaat getirmiştir. Bu nedenle mahkeme, 'davalı tanık beyanlarına üstünlük tanınması gerektiği' sonucuna varmıştır. Davacı, ispat yükü kendisinde olmasına rağmen, iddiasını sadece duyuma dayalı, zayıf tanık beyanları ile destekleyebildiği için iddiasını kanıtlayamamış sayılmış ve dava reddedilmiştir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/muris-muvazaasinin-ispati/)