Kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçu (TCK m. 158/1-h) ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62/3. maddesi uyarınca işledikleri zimmet suçu arasındaki temel fark nedir? Bir eylemin hangi suçu oluşturduğunun ayrımında hangi kriter esas alınır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #141277

Her iki suç da kooperatif yöneticileri tarafından işlenebilen özgü suçlar olmakla birlikte aralarındaki temel fark, suçun işleniş biçimi ve mağdurun konumudur: - Zimmet Suçu (1163 sayılı K. m. 62/3 ve TCK m. 247): Bu suçta kooperatif yöneticisi, görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu kooperatife ait para veya malları, kendisinin veya başkasının zimmetine geçirir. Burada hileli bir davranışla üçüncü bir kişiyi aldatma unsuru yoktur; suç doğrudan kooperatifin malvarlığına karşı işlenir ve mağdur kooperatif tüzel kişiliğidir. Kooperatif yöneticileri bu suç açısından 'kamu görevlisi' gibi cezalandırılır. - Kooperatif Dolandırıcılığı Suçu (TCK m. 158/1-h): Bu suçta ise yönetici, kooperatifin faaliyetini bir araç olarak kullanarak 'hileli davranışlarla' bir başkasını (genellikle bir üyeyi veya üye olmak isteyen bir kişiyi) aldatarak onun zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlar. Burada aldatılan ve zarara uğrayan üçüncü bir kişidir. Örneğin, üye sayısı dolmasına rağmen yeni üye kaydı yapılıyormuş gibi kişilerden para toplanması bu suça tipik bir örnektir. Ayırımdaki temel kriter, eylemin kooperatifin kendi malvarlığına karşı mı, yoksa kooperatif faaliyeti kullanılarak üçüncü bir kişiye karşı hileli bir davranışla mı işlendiğidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kooperatif-yoneticilerinin-dolandiriciligi-sucu-cezasi.html)