CMK m. 269'a göre itirazın, kararın yerine getirilmesi üzerindeki genel kural ve bu kuralın istisnası nedir? Metinde belirtilen Yargıtay kararında (YARGITAY 19. CEZA DAİRESİ E: 2016/12980) Cumhuriyet Başsavcısının UYAP üzerinden sehven onayladığı bir 'kovuşturmaya yer olmadığına dair karar'ın hukuki akıbeti nasıl değerlendirilmiştir?
CMK m. 269'a göre genel kural, yapılan bir itirazın, aleyhine itiraz edilen kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmamasıdır. Yani 'itiraz, kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması sonucunu doğurmaz' (CMK m. 269/1). Ancak maddenin ikinci fıkrasında bu kurala bir istisna getirilmiştir: Kararına itiraz edilen makam (mahkeme) veya itirazı inceleyecek olan merci (üst mahkeme), kararın yerine getirilmesinin geri bırakılmasına ayrıca karar verebilir (CMK m. 269/2). Metindeki Yargıtay kararında, Cumhuriyet Savcısı tarafından elektronik imza ile imzalanan 'kovuşturmaya yer olmadığına dair karar'ın (KYOK), Cumhuriyet Başsavcısı tarafından UYAP üzerinden sehven onaylanmış olsa bile hukuken geçerli bir ceza muhakemesi işlemi olduğu belirtilmiştir. Yargıtay'a göre, CMK sistemi suç soruşturmasında asıl yetkiyi Cumhuriyet Savcısına tanımıştır. Başsavcının 'gözetim ve denetim' yetkisi idari nitelikte olup, savcının verdiği kararın esasına müdahale etme veya onu geçersiz kılma yetkisi vermez. Bu nedenle, savcı tarafından usulüne uygun olarak verilmiş bir KYOK, başsavcının 'onay' veya 'iade' işlemine tabi olmaksızın hukuken geçerlidir ve kesin hüküm etkisi doğurur. Dolayısıyla, bu geçerli KYOK kaldırılmadan ve yeni bir delil ortaya çıkmadan aynı fiilden dolayı kamu davası açılamayacağı sonucuna varılmıştır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-269-itirazin-kararin-yerine-getirilmesinde-etkisi.html)