Anayasa Mahkemesi'nin HAGB kurumunu iptal etme gerekçelerinden biri olarak gösterilen 'HAGB kararı ile verilen müsadere kararları bakımından yasal düzenleme olmaması' sorununu, 8. Yargı Paketi Taslağı'nın CMK m.231/5'e getirmeyi öngördüğü değişiklikle nasıl çözmeyi amaçladığını açıklayınız. Metnin yazarı bu düzenlemeyi neden hatalı bulmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #141218

Anayasa Mahkemesi, HAGB kararıyla birlikte verilen müsadere kararlarının infazına dair yasal bir dayanak olmamasını iptal gerekçelerinden biri olarak görmüştür. 8. Yargı Paketi Taslağı, bu sorunu CMK m.231/5'in son cümlesini değiştirerek çözmeyi amaçlamaktadır. Yürürlükteki hüküm 'Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder' iken, taslakta bu hükme 'müsadereye ilişkin hükümler hariç' ibaresi eklenmektedir. Bu ekleme ile HAGB kararı kesinleştiğinde, hüküm açıklanmamış olsa dahi müsadere kararının infaz edilebilmesi için yasal bir dayanak oluşturulması hedeflenmektedir. Metnin yazarı bu düzenlemeyi hatalı bulmaktadır. Yazara göre müsadere, fer'i nitelikte bir karar olup asıl mahkûmiyet hükmünün akıbetine bağlı olmalıdır. HAGB, kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü değildir ve denetim süresi başarıyla tamamlandığında dava düşmektedir. Düşen bir davaya bağlı olarak, özellikle de mahkûmiyet hükmü hiç açıklanmamışken, müsadere kararının infaz edilmesi 'suçsuzluk karinesi' ve 'mülkiyet hakkı'na aykırılık teşkil eder. Yazara göre müsadere, ancak hükmün açıklanması ve kesinleşmesi halinde uygulanmalıdır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/HAGB-karari-ile-verilmesi-dusunulen-musadere-karari)