Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/1081 K. sayılı kararında, boşanmaya sebep olan olaylarda kusur değerlendirmesi yapılırken tanık beyanlarının niteliği (görgüye dayalı olup olmaması) nasıl bir rol oynamıştır?
İlgili Hukuk Genel Kurulu kararında, eşlerin kusur durumunun 'eşit' olduğuna karar verilirken, tanık beyanlarının niteliği belirleyici bir rol oynamıştır. Direnme kararında erkek ağır kusurlu kabul edilirken, Hukuk Genel Kurulu, özellikle davalı erkeğin kardeşi olan tanık ...'in beyanlarına vurgu yapmıştır. Bu tanığın beyanları, 'bizzat görgüye dayalı' olması nedeniyle diğer soyut ifadelere göre daha üstün tutulmuştur. Tanık, davacı kadının sürekli kavga çıkardığını, abisine (davalı erkeğe) hakaret ettiğini, bir restoranda tabak-çatal fırlattığını ve spesifik olarak 'götüme mi soktum' ve 'acaba sen erkek misin ibne' gibi ifadeler kullandığına bizzat şahit olduğunu belirtmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bu somut ve görgüye dayalı beyanları dikkate alarak, kadının da erkeğinkine denk düzeyde kusurlu davranışları olduğu sonucuna varmış ve tarafların 'eşit kusurlu' olduğunu kabul etmiştir. Bu durum, kusur değerlendirmesinde somut, görgüye dayalı tanıklıkların ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/bosanmada-eslerin-esit-kusurlu-olmasi/)