Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E:2016/75, K:2019/18 sayılı kararında, Cumhuriyet savcısının verdiği yazılı arama emrinin hukuka uygunluğu denetlenirken 'görünüşte haklılık' ve 'ölçülülük' ilkeleri nasıl değerlendirilmiştir?
İlgili Yargıtay kararında, Cumhuriyet savcısının verdiği yazılı arama emrinin hukuka uygunluğu değerlendirilirken, kararın sadece usuli unsurları taşıyıp taşımadığına değil, aynı zamanda 'görünüşte haklılık' ve 'ölçülülük' ilkelerine uygun olup olmadığına da bakılmıştır. - Görünüşte Haklılık: Şikâyet dilekçesi ve eklerindeki beyan ve belgeler, sanığın işyerinde taklit markalı ürünlerin satışa hazır halde bulunduğuna dair makul bir şüphe oluşturmaktadır. Bu durum, arama yapılması için görünüşte haklı bir nedenin varlığını ortaya koymaktadır. - Ölçülülük: Şikâyet dilekçesinde, arama yapılmazsa suça konu eşyanın kaçırılacağı veya satılacağı ihtimali belirtilmiştir. Bu durum, 'gecikmesinde sakınca bulunan hal'in varlığını göstermektedir. Savcının, bu riski ortadan kaldırmak için, daha hafif bir tedbir yerine doğrudan arama kararı vermesi, somut olayın koşullarında (suç eşyasının elden çıkarılma tehlikesi) amaca ulaşmak için gerekli ve orantılı bir tedbir olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak Yargıtay, savcının verdiği yazılı arama emrinin, hem kanunda aranan şekil şartlarını taşıdığını hem de görünüşte haklı bir nedene dayandığını ve ölçülü olduğunu kabul ederek hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-119-madde-cmk/)