İtirazın iptali davasında, davalı borçlunun talebi üzerine, alacaklı aleyhine 'kötü niyet tazminatı'na hükmedilebilmesinin şartları nelerdir? Bu tazminatın miktarının alt sınırı nedir?
İtirazın iptali davası sonucunda davanın reddedilmesi halinde, borçlunun talebi üzerine alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilir (İİK m. 67/2). Bu tazminatın koşulları şunlardır: 1) Davanın Reddine Karar Verilmesi: Öncelikle, alacaklının açtığı itirazın iptali davasının esastan reddedilmiş olması gerekir. 2) Alacaklının Takibinde Haksız ve Kötü Niyetli Olması: Alacaklının, takibe konu ettiği alacakta haksız olduğunu bilerek veya bilebilecek durumda olarak icra takibi başlatmış olması gerekir. Kötü niyeti ispat yükü, bunu iddia eden borçluya aittir. Yargıtay içtihatlarına göre, tahrif edilmiş bir senedin icraya konulması gibi durumlar kötü niyetin göstergesidir. 3) Borçlunun Talepte Bulunması: Hâkim bu tazminata re'sen hükmedemez, davalı borçlunun cevap dilekçesinde (yanıt lahiyasında) açıkça talepte bulunması şarttır. Kötü niyet tazminatının miktarı, reddolunan alacak miktarının 'yüzde yirmisinden aşağı olamaz'. Kanun bir alt sınır belirlemiş olup, üst sınır konusunda bir düzenleme yoktur. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/itirazin-iptali-davasi-iik-67-madde/)