Boşanmadan önce satılan ev ile ilgili olarak açılan mal rejimi tasfiyesi davasında, taşınmazın 'bağış' yoluyla edinildiği savunması nasıl ispatlanabilir? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2023/4827 K. sayılı kararında, tapuda 'satış' olarak görünen bir devrin aslında 'bağış' olduğuna hangi delillere dayanarak kanaat getirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #141192

TMK uyarınca evlilik birliği içinde edinilen malların 'edinilmiş mal' olduğu karine olarak kabul edilir. Bir malın kişisel mal (örneğin bağış) olduğunu iddia eden taraf, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında, tapuda 'satış' olarak görünen devrin aslında bir 'bağış' olduğu, yani karşılıksız bir kazandırma olduğu sonucuna varılmıştır. Mahkemenin bu kanaate ulaşırken dayandığı deliller şunlardır: 1) Devrin Kapsamı ve Amacı: Devri yapan anne, aynı gün sadece davalıya değil, diğer çocuklarına ve eşine de pay devretmiştir. Bu durum, işlemin münferit bir satıştan ziyade, 'mirasçılar arasında rızaen taksim' veya ölmeden önce mirası paylaştırma amacı taşıdığını göstermektedir. 2) Tanık Beyanları: Tüm tanık beyanları ve dosya kapsamı, devrin aslında bağış niteliğinde olduğu yönündedir. 3) Hayatın Olağan Akışı: İhbar olunan (baba), tapuda harcın yüksek olması nedeniyle işlemin satış olarak gösterildiğini beyan etmiştir. Yargıtay, bu tür aile içi devirlerde, vergisel nedenlerle bağış yerine satış gösterilmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu kabul etmektedir. Bu deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, işlemin gerçek iradesinin bağış olduğu ve bu nedenle taşınmazın davalının kişisel malı sayılarak tasfiye dışı bırakılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. (Kaynak: oner.av.tr/bosanmadan-once-satilan-ev-araba-mallar-ile-ilgili-yargitay-kararlari/)