4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûm olan kişiye vasi atanması, onun hukuki ehliyetini nasıl etkiler? Bu kişi hangi işlemleri tek başına yapabilirken, hangi işlemleri vasinin izni veya katılımıyla yapabilir?
TMK'ya göre, bir yıl veya daha uzun süreli cezaya mahkûm olup kendisine vasi atanan kişi, 'sınırlı ehliyetsiz' statüsüne girer. Ayırt etme gücüne sahip olduğu için ehliyeti tamamen ortadan kalkmaz. Hukuki ehliyeti şu şekilde etkilenir: Tek Başına Yapabileceği İşlemler: Bu kişiler, kendilerini borç altına sokmayan ve karşılıksız kazandırma niteliğindeki işlemleri (bağış kabul etme gibi) ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları (manevi tazminat talebi, şikâyet hakkı, vasiyetname düzenleme gibi) vasinin izni olmadan tek başlarına yapabilirler. Ayrıca haksız fiillerinden de şahsen sorumludurlar. Vasinin Rızası/Katılımı Gereken İşlemler: Kendilerini borç altına sokan (satış, kira sözleşmesi yapma gibi) veya bir haktan vazgeçmelerini gerektiren hukuki işlemleri kural olarak vasinin açık veya örtülü izni ya da sonradan onamasıyla yapabilirler. Ayrıca evlenme, boşanma davası açma, adın değiştirilmesi gibi bazı kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları da ancak vasinin rızası veya katılımıyla kullanabilirler. Ek olarak, taşınmaz alım-satımı, mirasın paylaştırılması gibi önemli işlemlerde vasinin rızası yetmez, ayrıca vesayet makamının (sulh hukuk mahkemesi) veya denetim makamının (asliye hukuk mahkemesi) izni de gerekir (TMK m. 462, 463). (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/hukumluye-vasi-atanmasi/)