Boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde Yargıtay'ın benimsediği temel ilke nedir? 03.07.1978 tarihli, 5/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı bu konuda nasıl bir yönlendirme yapmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #141175

Yargıtay kararlarında, boşanma davalarında kusur durumunun belirlenmesinde benimsenen temel ilke, her bir evliliğin ve boşanma davasının kendine özgü olduğu ve bu nedenle kusur değerlendirmesinin somut olayın özelliklerine göre yapılması gerektiğidir. Bu amaçla, Yargıtay, kararlarında denetimin sağlıklı yapılabilmesi için tarafların gerçekleşen kusurlu davranışlarının tek tek belirtilmesini ve ardından eşlerin kusur durumlarının 'kusursuz, az kusurlu, eşit kusurlu, ağır kusurlu veya tam kusurlu' şeklinde net olarak tespit edilmesini istemektedir. 03.07.1978 tarihli ve 5/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, bu ilkeyi pekiştirmiştir. Bu kararda, 'kimin daha fazla kusurlu olduğunu tayin hususunda önceden bir ölçü konulamayacağına ve bu hususta bir içtihadı birleştirmeye gidilemeyeceğine' karar verilmiştir. Bu karar, her bir boşanma davasında kusur değerlendirmesinin, o evliliğe ve taraflara münhasır, somut delillere dayalı bir takdir meselesi olduğunu ve genel, soyut kurallara bağlanamayacağını ortaya koymaktadır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/bosanmada-eslerin-esit-kusurlu-olmasi/)