Uygulamada mahkemenin son duruşmada tefhim ettiği 'kısa karar' ile sonradan yazdığı 'gerekçeli karar' arasında çelişki bulunmasının hukuki sonuçları nelerdir? Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımı nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #141137

Mahkemenin duruşmada açıkladığı kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli karar arasında çelişki veya farklılık bulunması, yargılamanın açıklığı ve aleniyeti ilkesine, hukuki güvenlik ilkesine ve mahkeme kararlarına olan güvene aykırılık teşkil eder. Bu durum, ciddi bir usul hatası olarak kabul edilir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki, 'bozma nedeni' sayılacaktır. Mahkeme, kısa kararı açıkladıktan sonra bu kararla bağlıdır. Sonradan kısa kararın hatalı olduğunu fark etse bile, gerekçeli kararı tefhim edilen kısa karara uygun olarak yazmak zorundadır. Aksi takdirde, kararın infazında tereddütler yaşanacak ve kamu düzeni zedelenecektir. Metinde atıf yapılan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2023/8071 K. sayılı kararında da bu çelişki bir bozma sebebi olarak kabul edilmiştir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/gerekceli-karar/)