6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesiyle, basit yargılama usulüne tabi davaların adli tatile tabi olup olmaması konusunda 1086 sayılı HUMK dönemine göre nasıl bir değişiklik olmuştur? Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2022/7219 K. sayılı kararında bu değişiklik nasıl açıklanmıştır?
1086 sayılı HUMK döneminde, basit yargılama usulüne tabi davalar (sulh hukuk ve iş mahkemesi davaları gibi) kural olarak adli tatilde de görülmeye devam ediyordu. Ancak 1 Ekim 2011'de yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK, bu durumu değiştirmiştir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında da açıklandığı gibi, HMK ile birlikte artık, kanunda (HMK m. 103) açıkça sayılan istisnalar dışında, 'basit yargılama usulüne tabi olan davalar da adli tatile tabi' hale gelmiştir. Yani, sulh hukuk mahkemeleri ve iş mahkemelerinde görülen ve HMK m. 103'teki istisna listesine girmeyen davalar da artık adli tatilden yararlanmaktadır. Bu değişikliğin sonucu, basit yargılama usulüne tabi olan ve adli tatilde görülmeyen bir davayla ilgili kanuni bir sürenin sonu adli tatile denk gelirse, bu sürenin de adli tatilin bitiminden itibaren bir hafta uzayacak olmasıdır (HMK m. 104). Tek istisna, mahkemenin bir dava veya işin 'ivedi' olduğuna karar vermesidir; bu durumda yargılama usulüne bakılmaksızın davaya adli tatilde devam edilebilir.