Metindeki Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararında, infaz kurumuna alkol sokma ve kullanma eylemi nedeniyle hükümlüye verilen hücreye koyma cezası neden hukuka aykırı bulunmuştur? Kararda 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi bu bağlamda nasıl yorumlanmıştır?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında (E: 2015/3054, K: 2015/4133), hükümlüye verilen hücreye koyma cezası şu gerekçelerle hukuka aykırı bulunmuştur: 1) Eylem ile Yaptırım Arasında İrtibat Yokluğu: Hükümlüye, 5275 sayılı Kanun'un 44/3-g maddesi uyarınca (kuruma ateşli silah, patlayıcı, uyuşturucu sokmak) hücre cezası verilmiştir. Ancak hükümlünün eylemi kuruma alkol sokmak ve kullanmaktır. Yargıtay, alkolün bu maddede sayılan yasak eşyalar arasında yer almadığını, dolayısıyla eylem ile uygulanan ceza arasında bir irtibat bulunmadığını belirtmiştir. 2) Kanunilik İlkesinin İhlali: Ne 5275 sayılı Kanun'da ne de TCK m. 297'de (İnfaz Kurumuna Yasak Eşya Sokmak) infaz kurumuna alkol sokulmasının açıkça bir suç veya disiplinsizlik olarak yasaklandığına dair bir hüküm yoktur. Anayasa'nın 38. maddesindeki 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi gereğince, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiilden dolayı kimse cezalandırılamaz. 3) Kıyas Yasağının İhlali: Mahkeme, Anayasa Mahkemesi'nin 5275 sayılı Kanun'un 48/1. maddesini ('tanımı yapılmamış eylemlerin, nitelik ve ağırlıkları bakımından bunlara benzediklerinde, aynı maddelerdeki disiplin cezaları ile karşılanırlar' hükmü) iptal ettiğini hatırlatmıştır. Bu iptal kararı, ceza hukukundaki kıyas yasağını vurgulamaktadır. Dolayısıyla, alkol sokma eyleminin, yasaklanan diğer maddelere benzetilerek (kıyas yoluyla) cezalandırılması mümkün değildir. Bu gerekçelerle, kanunda açıkça tanımlanmamış bir eylem için ceza verilmesi kanunilik ilkesine aykırı bulunarak karar bozulmuştur.