Bir mahkeme kararının gerekçesinde, 'yasal gerekçe gösterilmemesi/dayanaktan yoksun gerekçe' bulunması ne anlama gelir ve bu durum 'gerekçeli karar hakkı'nın ihlali sayılır mı?
Bir mahkeme kararının gerekçesinde 'yasal gerekçe gösterilmemesi' veya 'dayanaktan yoksun gerekçe' bulunması, mahkemenin ulaştığı sonucu hangi kanun maddesine, hukuki ilkeye veya somut delile dayandırdığını açıkça belirtmemesi anlamına gelir. Bu durumda karar, soyut, keyfi ve denetlenemez bir nitelik kazanır. Örneğin, mahkemenin sadece 'dosya kapsamına göre' veya 'vicdani kanaatime göre' gibi genel ifadelerle yetinip, bu kanaate nasıl ulaştığını, hangi delili neden üstün tuttuğunu, hangi yasal düzenlemeyi nasıl yorumladığını açıklamaması bu duruma örnektir. Metinde de 'Hukuka Aykırı Sayılabilecek Gerekçeli Karar Nasıl Olur?' başlığı altında sayılan bu durum, Anayasa'nın 141. maddesi ve AİHS'nin 6. maddesi ile güvence altına alınan 'gerekçeli karar hakkı'nın açık bir ihlalidir. Zira gerekçeli karar hakkı, taraflara kararın dayanaklarını anlama ve kanun yollarına etkin bir şekilde başvurma imkânı tanır. Dayanaktan yoksun bir gerekçe, bu imkânı ortadan kaldırır ve adil yargılanma hakkını zedeler.