Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2031 K. sayılı kararında, davalı Üniversitenin alt işveren ile yaptığı hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğu sonucuna varılırken, davacının yaptığı işin niteliği (yardımcı büro personeli) nasıl bir rol oynamıştır?
İlgili kararda mahkeme, direnme gerekçesinde, davacının yaptığı işin niteliğini muvazaanın bir kanıtı olarak görmüştür. Direnme kararına göre, davacının 'idari yazışma ve evrak kayıtları yapma, hasta randevularını düzenleyerek bu bilgileri hastane bilgi yönetim sistemine kaydetme' gibi görevleri, davalı Üniversitenin 'asıl görevi' niteliğindedir. 4857 sayılı İş Kanunu'na göre asıl işler, 'işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler' dışında alt işverene verilemez. Mahkeme, bu işlerin uzmanlık gerektirmediğini ve Üniversitenin asıl işi olduğunu kabul ederek, bu görevin alt işveren elemanına yaptırılmasının tek başına muvazaa olduğunu ve davacının baştan beri Üniversite işçisi sayılması gerektiğini belirtmiştir. Dolayısıyla, davacının yaptığı işin niteliği, asıl iş-yardımcı iş ayrımında 'asıl iş' olarak kabul edilmiş ve bu durum muvazaa tespitinin temel dayanağını oluşturmuştur.