Sanığın, 15-18 yaş grubundaki mağdureye 'evlenme vaadinde bulunarak' onunla rızasıyla cinsel ilişkiye girmesi eylemi, Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/5994 sayılı kararına göre hangi suç kapsamında değerlendirilmelidir? 'Evlenme vaadi' neden nitelikli cinsel istismar suçundaki 'hile' unsuru olarak kabul edilmemiştir?
Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin ilgili kararına göre, sanığın 15-18 yaş grubundaki mağdureye evlenme vaadinde bulunarak onunla rızasıyla cinsel ilişkiye girmesi eylemi, 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı' (TCK m. 103) suçunu değil, 'reşit olmayanla cinsel ilişki' (TCK m. 104/1) suçunu oluşturur. 'Evlenme vaadi'nin TCK m. 103'teki 'hile' unsuru olarak kabul edilmemesinin nedeni, hile kavramının ceza hukukundaki yorumudur. Cinsel istismar suçundaki hile, mağdurun iradesini tamamen ortadan kaldıracak veya ciddi şekilde sakatlayacak nitelikte, aldatıcı bir manevra olmalıdır. Yargıtay'a göre, evlenme vaadi, mağdurun iradesini bu derecede sakatlayan ve fiile karşı koyma gücünü ortadan kaldıran bir hile olarak kabul edilemez. Bu vaat, daha çok mağdurun cinsel ilişkiye rıza göstermesini kolaylaştıran bir ikna yöntemi olarak görülmektedir. Mağdurun rızası bulunduğundan ve bu rıza hile ile sakatlanmış sayılmadığından, eylem TCK m. 104 kapsamında değerlendirilmeli ve şikayet şartı aranmalıdır. Eylemin birden fazla kez tekrarlanması halinde ise TCK m. 43 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmalıdır.