TCK Madde 251, denetimle yükümlü kamu görevlisinin zimmet veya irtikap suçuna karşı tutumunu iki farklı senaryoda ele almaktadır. Bu iki senaryo arasındaki temel fark nedir ve bu fark ceza sorumluluğunu nasıl etkilemektedir?
TCK Madde 251, denetimle yükümlü kamu görevlisinin sorumluluğunu 'kasıt' ve 'ihmal' temelinde ikiye ayırmaktadır: 1) Kasten Göz Yumma (TCK m. 251/1): Bu senaryoda, denetimle yükümlü kamu görevlisi, zimmet veya irtikap suçunun işlendiğinden haberdardır ve buna rağmen denetim görevini kasten yerine getirmeyerek suça göz yummaktadır. Burada görevlinin suça yönelik bir kastı vardır. Bu nedenle kanun, bu kişiyi işlenen suçun (zimmet veya irtikap) 'müşterek faili' olarak sorumlu tutar. Yani, zimmet veya irtikap suçunun cezasını doğrudan alır. 2) İhmal Ederek İmkan Sağlama (TCK m. 251/2): Bu senaryoda ise, denetimle yükümlü kamu görevlisinin zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine yönelik doğrudan bir kastı yoktur. Ancak, denetim görevini 'kasten ihmal ederek' bu suçların işlenmesine imkan sağlamaktadır. Kanun bu durumu, daha hafif bir yaptırım öngören bağımsız bir suç olarak düzenlemiştir. Fail, zimmet veya irtikap suçundan değil, 'denetim görevinin ihmali' suçundan dolayı üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Temel fark, ilkinde suça iştirak kastının, ikincisinde ise görevi kasten ihmal etme kastının bulunmasıdır.