Sanığın, kooperatif yöneticileriyle anlaşarak, aslında bir alacak-verecek ilişkisi olmamasına rağmen kooperatiften alacaklıymış gibi sahte bir bono düzenleyip icra takibine koyması eylemi, TCK m. 247'deki 'zimmet' suçuna iştirak olarak mı değerlendirilir?
Eğer kooperatif yöneticileri kamu görevlisi gibi cezalandırılıyorsa (1163 S.K. m. 62/3), onların eylemi zimmet suçunu oluşturur. Kooperatifte görevi olmayan sanığın eylemi ise, bu suça TCK m. 40 kapsamında 'iştirak' olarak değerlendirilebilir. Sanığın hukuki durumunun bu çerçevede tayin edilmesi gerekir. (Yargıtay 15. CD, E: 2017/33493, K: 2021/1486)