5237 sayılı TCK m.20'de düzenlenen 'ceza sorumluluğunun şahsiliği' ilkesi, suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda nasıl uygulanır? Metindeki Yargıtay kararının iştirakle ilgili bölümünde bu ilke nasıl yansıtılmıştır?
'Ceza sorumluluğunun şahsiliği' ilkesi, herkesin sadece kendi kusurlu fiilinden sorumlu tutulabileceğini ifade eder. Suça iştirak (faillik, azmettirme, yardım etme) bu ilkenin bir istisnası değildir, aksine bu ilkeye göre şekillenir. İştirakte, her bir suç ortağı, suça yaptıkları kendi katkıları ve kendi kusurları oranında sorumlu tutulur. Metindeki Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararında bu ilke, örgütlü suçlar bağlamında ele alınmıştır. Kararda, 'TCK’nın 20. maddesindeki “ceza sorumluluğunun şahsiliği” ... ilkelerine istisnai' olarak sadece örgüt yöneticileri için TCK m.220/5'te özel bir faillik düzenlemesi olduğu, ancak örgüt yöneticisi olmayan sanığın, diğer örgüt üyelerinin işlediği fiillerden, fiil üzerinde ortak hakimiyeti olmadığı için 'fail' olarak sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. Sanığın eylemi, sadece kendi katkısı olan 'kanunlara uymamaya tahrik' ve 'örgüt üyeliği' suçları çerçevesinde değerlendirilmiş, diğer örgüt mensuplarının işlediği ölüm, yaralama gibi suçlardan sorumlu tutulmamıştır. Bu, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin doğrudan bir uygulamasıdır.