Metindeki Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin K.2015/2805 sayılı kararında, sanığın borçlarını ödemek için böbreğini satmaya karar vermesi eyleminde, TCK m.92'deki zorunluluk hali neden uygulanmamıştır? Karar, sanığın eylemini hukukun genel ilkeleri açısından nasıl nitelendirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #140398

Kararda, sanık hakkında TCK m.92'nin uygulanmamasının iki temel nedeni vardır: 1) Kendi Kusuruyla Tehlikeye Neden Olma: Sanığın ekonomik sıkıntısının, 'işleri dolayısıyla bankalardan almış olduğu kredi borçlarını ödemek' gibi kendi iradi ve öngörülebilir eylemlerinden kaynaklandığı, bu nedenle zorunluluk halinin 'tehlikeye bilerek neden olmama' şartını taşımadığı kabul edilmiştir. 2) Orantısızlık: Sanığın bu ekonomik sıkıntısını, hayati bir organını satmak dışında başka yollarla giderme imkanı varken, bu en ağır ve geri dönülmez yolu seçmesi, 'tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı' bulunmadığını göstermektedir. Yargıtay, bu eylemi hukukun genel ilkeleri açısından, 'kişinin bedeni üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlarının aşılması niteliğinde' olarak değerlendirmiştir. Yani, bir kişinin kendi bedeni üzerindeki hakkı sınırsız değildir ve bu hak, borç ödemek gibi bir amaç için hayati bir organı feda etmeyi meşru kılmaz. Bu nedenlerle, sanığın eylemi zorunluluk hali kapsamında görülmemiş ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.