Telefonla dolandırıcılık suçunda, failin banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanması (örneğin, mağduru banka ATM'sine yönlendirerek para havale ettirmesi), eylemi TCK m.158/1-f kapsamında nitelikli hale getirir mi? Bu durumun, failin kendisini banka görevlisi olarak tanıtması (TCK m.158/1-l) halinden farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #140396

Evet, banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanmak, eylemi TCK m.158/1-f kapsamında nitelikli hale getirir. Metindeki Yargıtay kararlarından (örneğin, Y15CD-K.2019/11211), mağdurun telefonla yönlendirilerek ATM üzerinden işlem yaptırılmasının 'bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık' suçunu oluşturduğu anlaşılmaktadır. Bu bendin (f bendi), failin kendisini banka görevlisi olarak tanıtması halinden (l bendi) farkı şudur: (f) bendinde, suçun işlenmesinde bankanın 'sistemi' veya 'araçları' (ATM, internet bankacılığı, mobil uygulama vb.) bir alet olarak kullanılır. Hilenin icrası bu sistemler üzerinden yapılır. (l) bendinde ise, fail bankanın sistemini kullanmaktan ziyade, bankanın veya banka çalışanının 'itibarını' ve 'güvenilirliğini' bir hile aracı olarak kullanır. Fail, 'ben bankacıyım' diyerek mağdurun güvenini kazanır. Bir eylemde bu iki nitelikli hal birleşebilir. Örneğin, kendisini bankacı olarak tanıtan (l bendi) bir fail, mağduru internet bankacılığını (f bendi) kullanmaya yönlendirebilir. Bu durumda, temel cezanın tayininde her iki nitelikli halin varlığı dikkate alınır.