6100 sayılı HMK'nın 412. maddesi kapsamında geçerli bir tahkim sözleşmesinin varlığı, HMK'nın 114. maddesindeki 'dava şartları' açısından nasıl bir anlam ifade eder?
Geçerli bir tahkim sözleşmesinin varlığı, HMK m.114'teki dava şartları açısından doğrudan bir dava şartı değildir. HMK m.114/1-c, 'mahkemenin görevli olmasının' bir dava şartı olduğunu belirtir. Tahkim, mahkemenin görevini tamamen ortadan kaldıran bir durum değil, tarafların uyuşmazlığın çözümü için yargı yolunu değil, özel bir yolu (tahkim) seçtiğini gösteren bir irade beyanıdır. Bu nedenle, tahkimin varlığı, HMK m.116/1-b uyarınca bir 'dava şartı' değil, bir 'ilk itiraz' olarak düzenlenmiştir. Bunun pratik sonucu şudur: Mahkeme, görevli olup olmadığını re'sen (kendiliğinden) incelerken, tahkim itirazını re'sen dikkate almaz. Davalının, bu itirazı en geç cevap dilekçesiyle birlikte, süresinde ileri sürmesi gerekir. Eğer davalı süresinde tahkim itirazında bulunmazsa, bu hakkından feragat etmiş sayılır ve mahkeme davaya bakmaya devam eder. Metindeki Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı da, 'tahkim şartının ilk itiraz olarak da ileri sürülmemiş olması karşısında davanın bu sebeple usulden reddedilme imkanı bulunmamaktadır' diyerek bu usul kuralını vurgulamıştır.