İmar Kanunu geçici m.16/4'e göre, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 'bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.' Bu hükmün, 5237 sayılı TCK m.184'te düzenlenen 'imar kirliliğine neden olma' suçundan dolayı açılmış veya açılacak bir ceza davasına etkisi nedir?
Bu hükmün ceza davasına etkisi, TCK m.7/2'deki 'Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.' ilkesi ve 'hukuka uygunluk nedenleri' çerçevesinde değerlendirilir. İmar Kanunu geçici m.16, ruhsatsız veya ruhsata aykırı bir yapıya, belirli şartlarla yasal bir statü kazandıran özel bir af niteliğindedir. Bu durum, TCK m.184'ün konusunu oluşturan 'hukuka aykırılığı' ortadan kaldıran, sonradan çıkmış lehe bir kanun hükmüdür. Dolayısıyla; - Eğer TCK m.184'ten bir soruşturma veya dava devam ediyorsa, Yapı Kayıt Belgesi'nin alınmasıyla birlikte suçun yasal unsuru olan hukuka aykırılık ortadan kalktığı için, kovuşturmaya yer olmadığına veya düşme kararı verilmesi gerekir. - Eğer kişi bu suçtan mahkum olmuş ve cezası henüz infaz edilmemişse, bu lehe kanun hükmü nedeniyle cezanın infaz edilmemesi gerekir. Metinde de, geçici m.16'nın, imar kirliliği suçu bakımından 'özel hukuka uygunluk sebebi niteliğinde' olduğu belirtilerek bu sonuca işaret edilmiştir.