Metindeki Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin K.2015/2378 sayılı kararında, sanığın 'bir araba alış-verişi sebebiyle borçlanarak borcunu ödemek için böbreğini satmaya karar vermesi' eyleminde TCK m.92'nin (zorunluluk hali) uygulanamamasının temel nedeni olarak 'kendi eylemiyle bilerek ve isteyerek neden olduğu ekonomik sıkıntı' gösterilmiştir. Bu gerekçenin, zorunluluk halinin hangi unsuruyla ilgili olduğunu açıklayınız.
Bu gerekçe, zorunluluk halinin temel unsurlarından biri olan 'tehlikeye bilerek neden olmama' (TCK m.25/2: '...bilerek neden olmadığı...') şartıyla ilgilidir. Zorunluluk halinden yararlanabilmek için, kişinin içine düştüğü tehlikeli duruma kendi kusurlu veya kasıtlı hareketiyle sebep olmamış olması gerekir. Yargıtay, kararında, sanığın ekonomik sıkıntısının, dışsal ve kaçınılmaz bir tehlikeden değil, kendi iradi tercihi olan 'bir araba alış-verişi' sonucu borçlanmasından kaynaklandığını vurgulamaktadır. Yani sanık, bu tehlikeye kendi eylemiyle 'bilerek' neden olmuştur. Kendi yarattığı bir sorundan kurtulmak için, toplumun koruduğu daha üstün bir hukuki değeri (vücut bütünlüğü) ihlal etmesi, zorunluluk halinin koruma alanı dışında kalmaktadır. Bu nedenle, kendi kusuruyla düştüğü bir borç batağından kurtulmak için organını satması, hukuken meşru bir zorunluluk hali olarak kabul edilmemiştir.