Metindeki analize göre, bir trafik kazasında olası kastla birden fazla kişinin ölümüne neden olan failin ceza sorumluluğu ile bilinçli taksirle aynı sayıda kişinin ölümüne neden olan failin sorumluluğu arasındaki adaletsizliğe dikkat çekilmektedir. Bu adaletsizliğin temel kaynağı, Ceza Kanunu'nun hangi içtima kuralının bilinçli taksirde uygulanmamasıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #140368

Bu adaletsizliğin temel kaynağı, 'gerçek içtima' kurallarının bilinçli taksirle işlenen suçlarda uygulanmamasıdır. Metindeki analize göre, 'olası kastta gerçekleşen her bir neticeye bağlı ceza tayinine gidilirken', yani birden fazla ölüm varsa her bir ölüm için ayrı bir suçun varlığı kabul edilip cezalar toplanırken (gerçek içtima); 'bilinçli taksirde sonucun ağırlığı ne olursa olsun fail hakkında toplu bir ceza belirlenmekte'dir. Yani, bilinçli taksirle 1 kişi de ölse, 20 kişi de ölse, fail TCK m.85 uyarınca tek bir 'taksirle ölüme neden olma' suçundan yargılanır ve cezası sadece TCK m.22/4 uyarınca 'birden fazla kişinin ölümüne veya yaralanmasına neden olma' hali olarak artırılır. Bu artırım, her bir ölüm için ayrı ayrı ceza verilmesinden çok daha az bir cezaya tekabül eder. Bu durum, olası kast ile bilinçli taksir arasındaki 'bıçak sırtı' ayrımın, ceza miktarı açısından devasa farklar yaratmasına ve kamu vicdanında adaletsizlik algısına yol açmasına neden olmaktadır.