Metindeki Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararında, 'öz yönetim' açıklamasının örgütlü suçlar ve iştirak kuralları açısından değerlendirmesi nasıl yapılmıştır? Sanığın eylemi neden 'azmettirme' veya 'yardım etme' olarak kabul edilmemiştir?
Kararda, sanığın eyleminin iştirak kapsamında da sorumluluk doğurmayacağı belirtilmiştir. Azmettirme, suç işleme kararı olmayan birini suça yönlendirmektir. Oysa PKK/KCK gibi örgütlerde suç işleme kararı örgütün kuruluşundan itibaren mevcuttur, bu nedenle anlık bir azmettirmeden söz edilemez. 'Suç işlemeye teşvik etmek' suretiyle manevi yardım etme (TCK m.39) ise, suç işleme konusunda kararsız olan birinin kararını pekiştirmektir. Karara göre, sanığın basın açıklaması bu nitelikte bir telkin veya yol gösterme değildir; daha çok örgüt hiyerarşisi içinde kendisine verilen bir görevin ifasıdır. Ayrıca, TCK m.220/5'teki 'örgüt yöneticilerinin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan fail olarak sorumlu olacağı' şeklindeki özel faillik kuralı da, sanık örgüt yöneticisi olmadığı için uygulanamaz. Bu nedenlerle, sanığın eylemi ile diğer örgüt mensuplarının işlediği suçlar arasında bir iştirak (şeriklik) ilişkisi kurulamamıştır.