Bir hakimin, davaya bakamayacağı hallerden olan 'aynı davada tanık veya bilirkişi olarak ifade vermiş olma' (CMK m.22/1-h) yasağı, sadece sözlü ifade vermeyi mi kapsar? Yazılı bir mütalaa sunmuş olması bu yasağı tetikler mi?
Hayır, bu yasak sadece sözlü ifadeyi kapsamaz. Metinde bu durum açıkça belirtilmiştir: 'Hakim, aynı davada tanık veya bilirkişi olarak ifade vermişse, hâkimlik görevini yerine getiremez... Hakimin aynı davada bilirkişi olarak yazılı bir mütalaa sunması bile, o davaya bakma yasağı için yeterli bir durumdur.' Bu yorumun temelinde, hakimin tarafsızlığı ilkesi yatar. Bir konuda uzman olarak yazılı bir görüş (mütalaa) sunan bir hakimin, o konu hakkında zaten bir kanaat oluşturduğu ve bir fikir beyan ettiği kabul edilir. Daha sonra aynı davada hakim olarak görev yapması, bu ön kanaatinin etkisi altında kalarak tarafsız bir karar veremeyeceği şüphesini doğurur. Bu nedenle, ister sözlü ister yazılı olsun, bir davada tanık veya bilirkişi olarak yer almak, o davada hakimlik yapmaya mutlak bir engel teşkil eder.