Kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla dinlenmeyen bir kişinin, soruşturma aşamasında kolluk tarafından 'bilgi alma tutanağı' şeklinde alınan beyanı, mahkeme tarafından delil olarak kullanılabilir ve hükme esas alınabilir mi? Metindeki Yargıtay kararının bu konudaki tutumu nedir?
Hayır, kullanılamaz ve hükme esas alınamaz. Bu durum, ceza muhakemesinin temel ilkelerinden olan 'doğrudan doğruyalık (vasıtasızlık)' ve 'yüz yüzelik' ilkelerinin bir sonucudur. Delillerin, yargılamayı yapan mahkeme huzurunda, tarafların katılımıyla ve tartışılmasıyla elde edilmesi esastır. Metinde yer alan Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin E:2021/2386, K:2021/9214 sayılı kararında, 'Kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla mahkeme huzurunda dinlenmeyen Sevde Varol’un 30.11.2015 tarihinde kollukta bilgi alma tutanağı şeklinde olan beyanının delil olarak değerlendirilmeyeceği ve hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi' bir bozma nedeni olarak sayılmıştır. Bu, kolluk tarafından alınan ve mahkemede doğruluğu ve güvenilirliği sınanmamış bir beyanın, tek başına veya belirleyici delil olarak mahkumiyet hükmüne dayanak yapılamayacağını açıkça göstermektedir.