TCK m.217'de düzenlenen 'Kanunlara Uymamaya Tahrik' suçu ile TCK m.214'te düzenlenen 'Suç işlemeye tahrik' suçu arasındaki temel fark nedir? Metindeki Yargıtay kararında sanığın eylemi neden m.214 değil, m.217 kapsamında değerlendirilmiştir?
İki suç arasındaki temel fark, tahrikin konusundadır. TCK m.214, kişileri 'suç işlemeye' yani TCK'da veya özel ceza kanunlarında tanımlanmış spesifik bir suçu işlemeye yönelik kışkırtmayı cezalandırır. TCK m.217 ise daha genel bir nitelik taşıyarak, halkı mevcut 'kanunlara uymamaya', yani pasif bir itaatsizliğe, kanunların emir ve yasaklarına riayet etmemeye teşvik etmeyi suç sayar. Metindeki Yargıtay kararında sanığın 'öz yönetim' açıklaması, 'kendimizi yönetiyoruz, rejim ve kurumlarını meşru görmüyoruz' gibi ifadeler içermektedir. Yargıtay, bu ifadelerin, halkı devletin meşru otoritesini tanımamaya ve kanunlarına uymamaya yönelik bir çağrı olduğunu, ancak belirli bir suçun (örneğin, kasten öldürme, mala zarar verme vb.) işlenmesi için somut bir çağrı veya teşvik içermediğini tespit etmiştir. Bu nedenle eylem, daha özel ve ağır olan suç işlemeye tahrik (m.214) yerine, daha genel olan kanunlara uymamaya tahrik (m.217) suçu kapsamında değerlendirilmiştir.