İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin Yasak/Türkiye kararında, başvurucunun mahkumiyetine esas alınan delillerden hangilerinin hukuka uygunluk karinesinden yararlanmadığı ve temel hak kullanımına ilişkin olmadığı kabul edilmiştir? Bu ayrımın İHAM'ın kanunilik (İHAS m.7) incelemesindeki rolü nedir?
Metindeki İHAM'ın Değerlendirmesi bölümüne göre, mahkumiyete esas alınan deliller; tanık beyanları, HTS kayıtları, bir şirketten sigorta primi ödenmesi ve Bank Asya'ya para yatırılmasıdır. İHAM, bu delillerden 'Bank Asya’ya para yatırılması' ve 'başvurucunun sigorta primlerinin ödenmesi' dışındaki delillerin, yani 'tanık beyanları' ve 'HTS kayıtları'nın hukuka uygunluk karinesinden yararlanan fiiller olmadığını ve bir temel hakkın kullanımına ilişkin olmadığını kabul etmiştir. Bu ayrımın İHAM'ın incelemesindeki rolü şudur: İHAM, Bank Asya'ya para yatırma gibi yasal ve temel hak kullanımına dayanan delillerin, tek başına veya belirleyici olarak suçun kanıtı sayılmasını 'öngörülemez' bulma eğilimindedir (Yalçınkaya kararında olduğu gibi). Yasak/Türkiye kararında ise, bu tür delillerin mahkumiyette belirleyici olmadığını, mahkumiyetin temel olarak tanık beyanları gibi suç faaliyetine işaret eden delillere dayandığını tespit etmiştir. Bu tespit, ulusal mahkemelerin yorumunun, yasal faaliyetlerden suç türeten 'genişletici ve öngörülemez' bir yorum olmadığı, aksine suçun unsurlarını oluşturan ve temel hak kapsamında olmayan eylemlere dayandığı sonucuna varmasını kolaylaştırmıştır. Bu da İHAS m.7 ihlalinin bulunmadığına karar verilmesinde etkili olmuştur.