İmar Kanunu geçici madde 16/10'da yer alan 'Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır' ifadesi, bir 'objektif sorumluluk' hali mi yaratmaktadır? Bu düzenlemenin, TCK m.20'deki 'ceza sorumluluğunun şahsiliği' ilkesi karşısındaki durumunu metne dayanarak analiz ediniz.
Hayır, bu ifade ceza hukuku anlamında bir 'objektif sorumluluk' (kusursuz sorumluluk) hali yaratmaz. Metin, bu düzenlemenin ceza sorumluluğunu otomatik olarak malike yüklemediğini, aksinin kabulünün 'ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine aykırı olacağını' açıkça vurgulamaktadır (TCK m.20). Ceza sorumluluğu için kişinin, neticeye sebep olan kusurlu bir fiili (icrai veya ihmali) bulunmalıdır. İmar Kanunu'ndaki bu ifade, daha çok hukuki (tazminat) ve idari sorumluluğa işaret eder. Bir malikin, binanın yıkılmasında hiçbir kusurlu davranışı (örneğin binayı dayanıksız inşa etme, kolon kesme, bilmesine rağmen önlem almama gibi) olmaksızın, sırf malik olduğu veya Yapı Kayıt Belgesi aldığı için cezai olarak sorumlu tutulması, 'kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz' şeklindeki temel ceza hukuku ilkesini ihlal eder. Metin, bu tür bir uygulamanın hatalı olduğunu ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinden taviz verilmemesi gerektiğini belirtmektedir.